Silivri’de Yoğurt Festivali coşkuyla başladı

silivri yoğurt festivali

Silivri’nin dillere destan lezzetlerinden biri olan yoğurdunun yaşatılması ve tüm Türkiye’ye tanıtılması amacıyla düzenlenen 60. Yoğurt Festivali büyük bir coşkuyla başladı. Silivri Belediyesi tarafından düzenlenen ve üç gün sürecek olan festivalin ilk gününde binlerce kişi festival alanını doldurdu. Günlerdir büyük bir heyecanla beklenen festivali izlemeye gelen Silivrililer eğlence dolu, unutulmaz bir gece yaşadı. Ödüllü turnuvalar, sergi açılışları, karaoke yarışması ve açılış korteji ile başlayan festivalin sahne programlarında; Silivri Dans ekibinin yöresel halk dansları gösterisi, Beydans Gençlik ve Spor Kulübü’nün ise Zeybek gösterisi büyük beğeni topladı. Ardından ünlü sanatçı Haluk Levent verdiği konserle festivalin ilk gününe adeta damga vurdu.

AÇILIŞ KORTEJİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

60. Yoğurt Festivali, belediye binası önünden yapılan renkli açılış korteji ile başladı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Dr. Hayati Arkaz, Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz ve eşi Ezgi Yılmaz, siyasi parti temsilcileri ve gösteri gruplarının katıldığı açılış kortejine Silivrililer yoğun ilgi gösterdi. Başkan Yılmaz yürüyüş boyunca, evlerinin camları ve balkonlarından korteje alkışlarla eşlik eden vatandaşları selamladı. Açılış korteji Silivri sahilindeki festival alanında sona erdi.

YILMAZ: “ŞEHRİMİZ GELECEĞE GÜVENLE İLERLEMEYE DEVAM EDİYOR”

Festivalin açılış konuşmasını yapan Başkan Yılmaz, “Tarihimizin şehri Silivri, hatıralarımızın şehri Silivri, sevdamızın, aşklarımızın şehri Silivri, yine güzellikler saçıyor, yine ufkumuzu açıyor. Selam size Evladı Fatiha’nın torunları, selam size Alparslan’ın, Fatih’in torunları, selam size istikbalin korkusuz yüzleri, selam size istiklalin cesur yürekleri, selam size vatanının sönmeyecek meşaleleri, selam olsun sizlere, Selam sana Silivri! Tarihin derinliklerinden günümüze uzanan, medeniyetlere ev sahipliği yapan, tarihin, kültürün ve doğanın tüm güzelliklerini içinde barındıran… Bir kez yolu düşenin, kendini adeta bir destanın içinde hissettiği, verimli topraklarından adeta hayat fışkıran; mavinin ve yeşilin her tonunu içinde barındıran, huzurun ve mutluluğun adresi… Ne güzelsin Silivri, ne büyüksün Silivri! 60. Yoğurt Festivalimizde, sizlerle el ele, gönül gönüle olmaktan büyük bahtiyarlık duyuyor, hepinize hoş geldiniz, şerefler verdiniz, safalar getirdiniz diyorum. Kıymetli hemşehrilerim. Orta yaşın üzerindeki hemen herkes, hatıralarını göz önünden geçirdiğinde, sırtında yoğurt küfeleri, elinde çıngırağıyla kapımızdan geçen yoğurtçuları hatırlayacaktır. Gelişen teknolojiyle birlikte, önce o yoğurtçular çekildi sokaklarımızdan, sonra yüzlerce yıl Silivri’nin yemyeşil meralarında otlayan hayvanlarımızın süt kalitesini kaybettik. Bugün hedefimiz; sadece bir festival yapmaktan çok ötesi. Tarıma ve hayvancılığa sağladığımız desteklerle, verimli topraklarımızda var olmuş yoğurt üretimini yeniden canlandırma, eski kalitesinin de üzerine çıkararak, damaklara şölen yaşatan orijinal tatları gelecek kuşaklara ulaştırma konusunda kararlıyız.  Biz, yoğurt deyip geçemeyiz! Bizim için yoğurt, lezzetten çok öte anlam ifade etmektedir. Hoca Ahmet Yesevi’nin Alpleri, erenleri, Türk – İslam kültürünü ilmek ilmek nakşettikleri balkanlara geçerken, Silivri’de soluklanır, burada kurulan sofralarda, şifa ve güç bularak yollarına devam ederlermiş… İşte tarih boyunca 3 kıtaya hükmeden ecdadımızın şifa ve güç kaynağı, kültürümüzün binlerce yıllık doğal lezzeti; şehrimizin geniş meralarında otlayan hayvanlarından elde edilen yoğurttur. Muhabbetin, meşkin, neşenin olduğu her sofrada yer bulan Silivri yoğurdu, adeta bir şifa kıvılcımı olarak parıldar tarih boyunca! Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânu Lugâti’t-Türk eserinden, Nasreddin Hoca’nın hikâyelerine kadar, edebiyatımızda özenle bahsedilen yoğurt, Fransa Kralı birinci Fransua’yı ölüm döşeğinden kurtarmak için Kanuni Sultan Süleyman tarafından Fransa’ya gönderilirken, diplomatik bir ilaç görevini dahi üstlenir. Ve yoğurdun Osmanlı’dan Fransa’ya diplomatik sebeplerle başlayan yolculuğu, oradan tüm dünyaya yayılırken, tüm dillerde var olan tek Türkçe kelime olarak dünya sofralarının yanında, lügatlarına da yerleşmeyi başarır. Kıymetli hemşehrilerim… Festivaller, insanlar arasındaki kültür alışverişine katkıda bulunurken, şehirlerin kalkınmasında ve marka şehir olma yolunda önemli katkılar sağlamaktadır. Toplum hayatında gelenek, görenek ve adetlerin en güzel yansıdığı ve ortaya çıktığı ortamlar; çeşitli törenler, festivaller ve kutlama günleridir. Tarihiyle, doğasıyla, kültürüyle yüzlerce yıla meydan okuyan şehrimiz, geleneklerine sahip çıkarak, geleceğe güvenle ilerlemesini emin adımlarla sürdürüyor. İşte bu meydanlar, birlik ve beraberliğimizin nişanesidir. Birbirine sımsıkı bağlanan kardeşliğin belgesidir. Kıymetli hemşehrilerim… Bir millet, kendisine özgü kültürel değerleri bilmediği, korumadığı ve onları geliştirme yönünde çaba sarf etmediği sürece milli varlığını koruyabilme açısından da ciddi problemlerle karşılaşır ve hatta yok olur. Tarihte, milli kültürünü muhafaza edemediği ve geliştiremediği için dünya yüzünden silinmiş birçok topluluk olmuştur. Bu sebeple kültürel zenginliklerin önemlisi, önemsizi, küçüğü, büyüğü olmaz. Hepsinin korunması, geliştirilmesi, yaşatılması büyük önem taşır. İşte, bu önemli zenginliklerimizden birisi de tekrarlanarak bugünlere kadar ulaşan festivallerdir. Bu tür etkinlikler, bir taraftan milli birliğimizi ve dayanışma ruhumuzu canlı tutarken, öte yandan da genç nesiller için hayatın, dayanışma ve yardımlaşmanın anlamı üzerine büyük bir ders olmaktadır. Tarihin içerisinden süzülerek gelen ve bizi biz yapan değerlerin, milli kültürümüzün kaybolmaması, gelecek kuşakların bu değerlerden beslenerek ve bu değerleri geliştirerek milli varlığımızı sürdürmesi için sevmeyi, sevilmeyi ve sevgiyi bilmeli ve öğrenmelidir. Sevginin, ondan doğan hak ve adalet anlayışının Türk milletinin güzel hasletleri arasında önemli bir yer tutması tesadüfî değildir. Hoca Ahmet Yesevî’nin ocağında yanan sevgi ateşini Anadolu’ya taşıyan ve Türk milletine “Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevmeyi” öğütleyen ulu şahsiyetler, fikirleriyle asırlarca milletimize yol göstermişlerdir. Onların tutuşturduğu sevgi meşalesi yüzyıllarca Anadolu’yu aydınlatmış, bu ışığın yansımasıyla büyük eserler meydana gelmiştir. Türk medeniyetinin mayasında bu engin sevgi ve hoşgörü anlayışı vardır. Bu anlayış Cumhuriyet döneminde de varlığını korumuş, Türk milleti nezdinde değerinden asla bir şey kaybetmemiştir. Kıymetli hemşehrilerim. Ebediyete kadar pâyidar kalması, güçlü bir şekilde dimdik durması için her türlü fedakârlığa katlandığımız ve katlanacağımız Türkiye’miz, sıkıntılı ve zorlu bir dönemden geçmektedir. Acısı bir, sevinci bir olan, geleceğini geçmişinin emanetleri üzerine kuran, hayatın güçlükleriyle savaşan, huzur ve refah arzusuyla dolup taşan, alın teriyle, göz nuruyla, el emeğiyle rızkını arayan, helal kazancıyla bereket bulan bu büyük millet bütün zorlukları aşacak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetlerin en üstünde yerini alacaktır. Buna inancımız tamdır. Silivri’de yaptıklarımız da bu kutlu ülkünün kilometre taşlarıdır. Kıymetli Silivrililer… Son olarak ifade etmek isterim ki; nereli olursanız olunuz, ister güneyden, ister kuzeyden, ister doğudan, ister batıdan, kim olursanız olunuz. Ülkemin neresinde doğarsanız doğunuz, Kökünüz, kökeniniz, mezhebiniz ne olursa olsun, her daim vatanım, bayrağım, milletim, şehitlerim, kardeşliğim ve mukaddesatım diyen hemşehrimizin yaşadığı bu şehre hizmet etmekten mutluluk duyuyorum. Ve bu şehre ve bu şehrin güzel insanlarına hizmetkar olmayı bana nasip eden Cenab-ı Allah’a ve sizlere şükranlarımı sunuyorum. Silivri’mizin bugünlere gelişerek gelmesinde katkısı olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. 60’ıncısını idrak ettiğimiz Yoğurt Festivalimiz için gecesini gündüzüne katarak çalışan mesai arkadaşlarıma, festivalimize katılan bütün sanatçılarımıza, katkı sağlayan sponsorlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Varlıkları ile bu meydanı şereflendirmiş olan siz hemşehrilerimize şükranlarımı, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.” dedi.

SİLİVRİ YOĞURDU COĞRAFİ İŞARET ALDI

Başkan Yılmaz’ın konuşmasının ardından Silivri yoğurdunun Türk Patent Enstitüsü tarafından Türkiye’de coğrafi işaretli bir ürün olarak tescillendiği açıklandı. Sahneye davet edilen Türk Patent Enstitüsü Yetkilisi Suzan Kılıç, Volkan Yılmaz’a Coğrafi İşaret Tescil Belgesi’ni takdim etti. Ardından katılımcılara Silivri yoğurdunun hikâyesini anlatan bir video gösterimi yapıldı.

HALUK LEVENT KULAKLARIN PASINI SİLDİ

Silivri sahilindeki festival alanında sahne alan ünlü Sanatçı Haluk Levent, en sevilen şarkılarını Silivrililer için seslendirdi. Performansıyla binlerce kişiyi coşturan Haluk Levent, festivali izlemeye gelenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Levent’e sahnede çiçek takdiminde bulunan Başkan Volkan Yılmaz, sanatçıya ayrıca Silivri yoğurdu hediye etti.

Yoğurt Festivali’ne; MHP İstanbul Milletvekili Dr. Hayati Arkaz, Silivri Kaymakamı Tolga Toğan, Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz ve eşi Ezgi Yılmaz, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri, STK temsilcileri, muhtarlar, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı.