Denktik öyle mi?

Oysaki ülke ekonomisi batarken birilerinin Halet-i Ruhiyesinin 9/8 lik Roman Havası kıvamında olmasını elbette herkes kıskanırdı.
Denktik yani…

Mesela Belediye Başkan Adayı edası ile miting yapmak daha öncelikliydi…
Doların 8 liranın altına düşmemesini sağlamak ya da Benzinin 14 lira olmasını frenlemek çok da önemli değildi.

Hem nasıl olsa Avrupa bizi kıskanıyordu. Ve üstüne üstlük Tarımda Avrupa’nın bir numarası oluvermiştik…

Lakin ineğimize bile ithal saman yediriyorduk o başka mesele…
Ha bu arada ineğimiz de ithaldi. Hem de uluslararası Gemi seyahatlerinde bulunan İnek Eti yiyorduk ülkecek.

Ülke batıyor mu.? Çıkıyor mu.? Onların hiç de umurlarında değildi açıkçası. Çünkü İktidar ekonomimiz iyi diyordu onlar alkışlıyordu.

İrdelemek yoktu.!

Bazen sorun gerçekten bizde olabilir mi diye düşünmüyor da değilim aslında.. Çünkü gerçekten denildiği üzre güllük gülistanlık bir ülkede yaşıyorduk da biz mi bunu göremiyorduk.
Belki de istikrarda vardı…
Mesela; Kapısına kilit vurup batan 400 bin esnafta yoktu ülkemizde…
Ayakları yalınayak okula giden ve onun bunun eskisi ile büyüyen çocuklarımız da yoktu bizim…
Aksine her çocuk ayda 5 kilo et yiyebiliyordu artık.
Sözüm ona büyüyorduk ve büyümenin sonucu olarak asgari ücrete yapılan yüzde 50’lik zam… Elbette emekçilerimizin aldığı 4250 lirada gözümüz yoktu. Ama ekonomisi krize girmiş bir ülkenin cari açığını kapatması için mutlaka “Köprüye, doğalgaza, elektriğe ve gıdaya” zam yapması gerekecekti. Çünkü Akp hükümetinin yönettiği Türkiye Cumhuriyeti Devletinin insandan başka kazanç sağlayacağı yatırımı kalmamıştı.

Ve en önemlisi de geleceğe umutla bakamayan bir tane bile gencimiz yoktu bizim. Her İlimizde hatta her ilçemizde Üniversiteler açılmıştı. Çocuklarımız daha okuldan mezun oldukları gün işe başlayabiliyordu artık…

Ve tabi ki… Yollarımız ve köprülerimiz de vardı bizim. Hem o ne öyle yahu 8.75₺ ye köprüden mi geçilirmiş. Fakir miydik biz.? Oldu mu Osmangazi Köprüsü gibi olmalıydı.! 184.5 lirayı basıp babalar gibi geçmeliydik.

Ve Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti Ticaretle mi uğraşacaktı.?
Hadi canım sizde.!
Şeker mi satacaktı.!
Tüp mü dolduracaktı koskoca dünya liderine sahip olan bir ülke…
Elbette ki hayır.!
Üretmek de neymiş.!
İstihdam yaratmak da neymiş ki…
Fakir miydik biz?

Saygılarımla